Aşk Romanı Zamanda Yolculuk

aşk romanı zamanda yolculuk

Aşk romanı olan Zamanda Yolculuk isimli hikayemizin konusu ; Türk ve Rus vatandaşları olan Cem ve Annabelle’nin kâh hüzünlü kâh neşeli aşk hikayesidir. Bu aşk hikayesinde yaşanan olayların gerçekle hiçbir şekilde ilişkisi yoktur. Hikayeyi okurken kendizi Cem veya Anna’nın yerine koyup yaşanan duyguları hissetmeniz tavsiye edilir. Duygularımız ile bağdaştırıp okuduğunuz taktirde hikayeyi bir solukta okuyacağınızı garanti ederim.

ZAMANDA YOLCULUK

O gece Türkiye tarihinin belkide en soğuk gecesiydi. Manisa’da soğuk hava günlerdir sıfırın altında aşağıya doğru inat edercesine iniyordu. Termometreler -50 dereceyi göstermeye başlamıştı;müstakil bir evin  içinde kocası ile birlikte yaşayan kadının çığlıkları gecenin sessizliğini bozdu…..

aşk romanı zamanda yolculuk

TANIŞMA

Haykıran 30 yaşlarında Rus uyruklu bir kadın olan Annaydı. Karnındaki bebeği dünyaya getirmek üzere olan Anna ülkesinden ayrılarak Türkiye’ye bir sene önce gelmişti. Bu geldiği yeni ülkede yaşamını sürdürebilmek için çalışması gerekiyordu ve yapayalnızdı kader karşısına Cem’i çıkarmıştı. Cem 35 yaşında özel bir lisede ingilizce öğretmeniydi. Okuldan arta kalan zamanlarda ek gelir için anlaşmalı oldugu tercümanlık bürolarının çevirilerini yapıyordu. Gündüzleri okulda ingilizce öğretirken geceleri evinde çeviri bekleyen belgelere boğulup gece yarılarına kadar çalışıyordu. Cem bu yaşına kadar hayatının aşkını bulamadığı için evlenmemişti ;

o aşk evliliğinden yanaydı eğer aşık olamayacaksa mantık için evlilik yapılmasından yana değildi. Ev ve okul arasında geçen vaktinden dolayı sosyal hayatı olmadıgı için; aşık olacağı kadını da bulmaya imkanı olmuyordu. Cem ile Anna’nın tanışması tercümanlık bürosunda olmuştu. Anna’da para kazanıp geçimini sürdürebilmek için; tercümanlık bürosuna baş vurup Türkçe bildiğini Rusça belgeleri Türkçeye çevirebileceğini söylemişti. Ama büro çalışanı Anna’yı geri çevirdi ve Rusça tercümana ihtiyacı olmadıklarını söyledi. Bu esnada Cem’de odada konuşulanlara kulak misafiri olmuştu. Anna’nın red edildiğindeki yüz ifadesinden etkilendi vicdanı Anna’ya yardımcı olabileceğini söylüyordu.

TEKLİF

Cesaretini toplayarak kadının yanına geldi ve kendisinin hem öğretmen; hemde tercüman oldugunu Anna’ya göre bir çeviri işi bulabileceğini söyledi. İlk başta Anna biraz çekimser davransa da Cem’in teklifini geri çevirecek gücü yoktu. Cem ve Anna birlikte ofisten ayrıldılar. Cem onu önce öğretmenlik yaptıgı okula götürdü sınıfını gösterdi ve sonra; ona iletişim kurabilmek için bir hat ve cep telefonu aldı. Maaşından masrafları yavaş yavaş keseceğini söylemesi üzerine Anna telefonu ve hattı kabul etti.

Anna otelde kalıyordu, Cem’in okuluna hademe aranıyordu. Cem Anna’yı okulda hademelik yaparsa; otel masrafından kurtulacağı ve çeviriler için bolca zamanı olacağı konusunda ikna etti. Okul müdürüne durumu izah edince müdürde hademe olarak Anna’yı asgari ücretle işe almayı kabul etti. Okulun bodrum katında Anna’nın kalabileceği tek göz bir odada vardı. Bu odayı yaşanabilecek hale getirmek Cem’e kalmıştı. Bunun üzerine gereken masa sandalye yatak buzdolabı gibi ikinci el eşyaları alıp odaya yerleştirdiler. Böylece Anna için 1 gözde olsa yaşanacak bir ev olmuştu. Aslında Cem Anna’yı ilk gördüğü anda etkilenmişti. Fakat bunun aşk oldugunu bilmiyordu. Ona göre aşk bu kadar çabuk ortaya çıkabilecek bir duygu değildi. Emek ve anılardan sonra oluşmalıydı ama yanılıyordu. O ilk görüşte aşık olmuştu bunu daha sonra anlayacaktı. Aşk romanı olan zamanda yolculuk e-kitabının devamı..

DUYGULAR

Cem Anna’nın yanından ayrılıp rahmetli babasından kalan müstakil evinin yolunu tuttu. Yolda giderken o gün yaşadıklarını düşünüyordu. Amma da çok şey yaşamıştı içinde biryerlerde sevinçle karışık mutluluk hissediyordu. İhtiyacı olan birine yardımcı oldugu için olsa gerekti bu duygu, başka ne olabilirdi ki! Eve geldi duşunu alıp yemeğini hazırladı ve yanlızlığını hatırlayıp yeniden hüzünlendi.

Her akşam evinde tek başına yemek yerken bu hüzünlü duyguyu yaşıyordu. Bu duyguya alışmıştı yanlızlığını kabul etmişti; Eve gelirken hissettiği mutluluk ve sevinci hatırladı kendi kendine gülümseyerek sofrayı toplayıp çeviri işine başladı. Artık yardımcı olması gereken biri vardı. Bu yardımcı olma isteği ona kaynağını anlayamadıgı bir güç ve azim getirmişti. Anna için Rusça tercümanlık yapacağı işler bulmalıydı. Tanıdıgı tüm çeviri ofislerine mail atarak rusça tercümana ihtiyaçları olup olmadığını sordu. Ertesi gün gelecek yanıtlar için çok umutluydu. Anna’ya ek iş olarak tercümanlık bulunca daha da mutlu olacaktı. O günkü çeviri işleri bitince yatağına yatıp uykuya daldı; sabah çok çabuk olmuştu. Halbuki az evvel uzanmıştı yatağına; ama bir baktı ki bahçedeki horoz sanki şarkı söylercesine ötmeye başlamıştı. Uyanın haydi çok güzel bir gün olacak der gibiydi. Aşk romanı olan zamanda yolculuk e-kitabının devamı..

Cem’in Hayalleri

Yataktan fırladığı gibi gözlerini dahi tam aralamadan duşa girdi; gözü kapalı duşunu alıp giyindikten sonra; bir bardak az sütlü nescafe hazırlayıp içti ve okula gitmek üzere yola koyuldu. Yolda giderken birden aklına akşam attığı mailler geldi; Ama evden uzaklaşmıştı gelen maileri otobüste giderken cep telefonumdan kontrol ederim diye düşündü. Ve durağa geldiği gibi bekleyen otobüse bindi. Neyse ki otobüste oturacak yerler vardı henüz tamamen dolmamıştı. Kendine uygun bir yer bulup oturdu ve cep telefonunu çıkarıp maillerini kontrol etmeye başladı. 3 farklı şirketten gelen mailleri okudu morali bozuldu çünkü istediği yanıtlar gelmemişti.

O anda yeni bir mail geldi ve gönderen şirket; rusça tercüme edilecek belgelerin hayli fazla olduğunu, bunları çevirebilecek bir tercüman aradıklarını yazmıştı. Çok sevindi hemen şirkete telefon açıp tercümeler için kelime başına alacağı ücret için pazarlığa başladı. Pazarlık sonunda kelime başına iyi bir fiyatla anlaşmaya varmıştı bile. İlk dökümanları mail olarak göndermelerini 24 saat sonra çevirebildiklerini mail olarak sıra ile göndereceğini söyledi. Sözleşme yapmak için ise öğle zamanı oraya gelebileceklerini bildirdi. Okula vardıgı zaman ilk dersten sonra mutfakta çayları öğretmenlere dağıtmak için hazırlanan Anna’nın yanına gitti. Ve ona müjdeyi verdi. Anna çeviri yapıp ek kazanç sağlayabileceğini duyunca bir an için boş bulunup Cem’in boynuna sarıldı. Bu duygusal an ikisi için görünmeyen bir bağ oluşturmuştu. Cem Anna’ya öğle tatilinde hazırlanmasını sözleşme imzalamak için; tercümanlık şirketine gideceklerini söyledi ve ders zili çaldı.Aşk romanı olan zamanda yolculuk e-kitabı devamı..

BELGELER

   Öğle vakti geldiğinde tercümanlık ofisine gidip sözleşmeleri imzaladılar. Bu belgede Anna’yı yardımcısı olarak göstermişti. Çünkü onun direk sözleşme imzalaması için gerekli diploma ve yeterlilik belgeleri bulunmuyordu. Rus dili için Cem’inde yeterlilik belgesi yoktu. Ama şirket onu zaten ingilizce çevirilerinden tanıdıgı için; bu durumu göz ardı etti ve 1 aylık deneme süresi verdi. Bu 1 ay içinde çevrilen belgelerde hata olmaması durumunda; 1 yıllık kalıcı sözleşme otomatik olarak onaylanmış olacaktı. Cem ve Anna bürodan çıkıp okulun yolunu tuttular. Yolda Cem Anna’ya mail ile gelen belgeleri ona en hızlı şekilde yine mail ile ulaştırabileceğini ; ve bunun için kullanabileceği bir bilgisayar edinmesi gerektiğini söyledi. Ama Anna’nın bilgisayar alacak parası olmadıgı için;bir müddet mesai sonrası Cem’in evine gelip çevirileri orada yapmaya karar verdiler. Aşk romanı olan zamanda yolculuk e-kitabının devamı..

CEM KIZI EVİNE DAVET EDİYOR

Okul çıkışı ikisi birlikte Cem’in evine gittiler. Cem mail ile gelen Ruşça dökümanları ona yazıcıdan çıkarıp verdi. Kendisi de ingilizce çevirilere başladı. İkisi birlikte çevirilere dalmışken saatin nasıl ilerlediğini fark etmediler. Bir de baktılar ki saat gece yarısı 12:00 olmuş. Cem bu saatten sonra okula gidemeyeceğini ; burada kalabileceğini sabah birlikte okula gideceklerini söyledi. Anna ise azıcık tereddüt etse de; ona tanıştığından beri hep yardım eden Cem’e güvenip orada kalmaya karar verdi. Birlikte birer sandwich yapıp yedikten sonra Cem Anna’ya kendi yatağını hazırlayıp kendisi koltuğa yerleşti. Cem’in yatağını aldıgı için Anna üzgün oldugunu söylese de ; yıllardır yanlız başına yaşayan Cem için bu hiç bir sey ifade etmedi. Aksine çok mutluydu ve mutlu oldugunu Anna’ya “Yıllardır yanlızım;bu evde konusacak birisinin olması beni çok mutlu etti. Gerekirse banyoda bile yatarım” diye söyledi.

   Sabahın erken saatlerinde öten horozun sesine ikiside aynı anda uyandılar. Sırayla duş aldıktan sonra birlikte kahvaltı hazırlamaya koyuldular. Anna Cem’e: “Lütfen izin ver bari kahvaltıyı ben hazırlayayım dedi.” ; Bunun üzerine Cem de peki o zaman bende yaptıgımız çevirileri şirkete mail atayım. Bakalım beğeneceklermi diye yanıt verdi ve çevirileri teker teker mail atmaya başladı. Kahvaltıdan sonra okulun yolunu tuttular. Yolda giderlerken Rusça çevirilerin beğenilmesi için Anna sürekli dua etti. Cem de Anna için içinden dua edip inşallah beğenirler dedi. Aşk romanı olan zamanda yolculuk e-kitabının devamı..

HEYECANLI ANLAR

Okulda öğle zamanı Cem telefonunu kontrol edip mail gelmiş mi diye baktı. Ve çeviriler ile ilgili beklediği yanıt maili gelmişti. Mailde çevirilerin çok beğenildiğini sürekli bu şekilde devam etmelerini yazıyordu; ve dosya eki olarak tam 20 farklı çeviri gönderilmişti. Çok acil Rusça çeviriler oldugunu belirtmişlerdi. Yarın sabah saat 8:00 e kadar bu 20 belgenin çevirilip kendilerine gönderilmesi gerektiğini yazmışlardı. Bunu okuyunca Cem biraz duraklayıp acaba Anna bu kadar çok çeviriyi bir gecede yapabilir mi ? Diye düşünmeden edemedi ama yapacak bir sey yoktu. Bu çevirilerin tümünün yapılması Anna’nın kendini ispat etmesi için çok gerekliydi. Keşke rusça bilseydim diye içinden geçirdi. Anna Cem’in yanına geldiğinde 20 adet çeviriden bahsetti ve bu gecede bende kalmalısın. Sabaha kadarda olsa bu çevirileri yapman gerekiyor dedi. Bunun üzerine Anna hiç sorun olmadıgını gerekirse uyumadan çevirileri yapabileceğini söyleyince Cem biraz rahatladı.

ÇALIŞAN KAZANIR ELMASI KIZARIR

   Okul çıkışı yeniden birlikte Cem’in evine gittiler erkenden akşam yemeğini yedikten sonra çalışmaya başladılar. Anna azimle çevirileri yapmaya gayret ediyordu. Bu esnada Cem’de Annayı izlemeye başlamıştı. İçinden ne gayretli kadın diye geçirdi. İşte tam aradığım eş diye düşündü. Anna’dan elektrik aldıgını fark etti ve kendi kendine; Anna ile seviyeli bir ilişki yaşamaya karar verdi. Kimbilir belki aradığı hayat arkadaşını bulmuştu. Fakat Anna’ya nasıl açılacaktı kadın onu kullandıgını düşünürse ne yapardı. Kendini küçük düşmüş hissedebilirdi. Bu duygu onu biran için geri çekip düşündürdü. Zamana bırakıp fırsatı geldiğinde açılırım diye karar verdi. Ve fırsatları nasıl yaratabileceğini düşünmeye başladı. Bu esnada Anna’da çevirileri yarılamıştı bile. Hem çeviri yapıp para kazanacaktı hemde bu sayede ; düşük seviyeli türkçesini ilerletiyordu. Anna için bulunmaz nimetti bu. Ne de olsa bir dil bir insan demekti.

Ertesi gün Cuma günü olduğu için haftasonu tatiline girilecekti. Cem okul çıkışı Anna’yı nerede davet edebileceğini düşünerek uykuya daldı. Sabah uyandığında Anna’nın masaya yaslanarak uyuyakaldıgını gördü. Sessizce Anna kalk hadi sabah oldu diye seslendi. Anna gözlerini açtı ve gerinerek ne çabuk sabah oldu neyseki belgeleri bitirdim dedi. Tüm belgeleri çevirmişti; Bunun verdiği huzur ile kalkıp banyoya gitti. Yüzünü yıkayıp ikisine de birer nescafe hazırladı. O banyodayken Cem’de tüm çevirileri taratıp büroya mail atmıştı bile. Cem Anna’ya okul çıkışı büroya gidip yaptıgı işin karşılığı olan 400 tl hakkını alabileceklerini söyledi. Ne de olsa cuma günüydü büro her zaman ödemeleri cuma günleri yapıyordu. Bunu duyan Anna sevinerek Cem’in boynuna sarıldı. Ve aralarında elektriklenme oluşunca Cem kesin olarak Anna’dan hoşlandıgını bir kere daha anlamış oldu. O anda Anna’da Cem’e kaşı birşeyler hissetmişti ama bunu belli etmedi.

EVLİLİK OLUR MU?

Okul çıkışı büroya gidip Anna’nın ödemesini aldılar. Birlikte bunu balık ziyafetiyle kutlamak için alışveriş yapıp evde güzel bir masa hazırlamaya karar verdiler. Balıkları ve gereken erzakları salataları kolaları vs aldıktan sonra; Cem’in evine gidip birlikte yemek yapmaya koyuldular. Cem yemek yaparken Anna’ya iyi ki geldin; seninle birlikte birşeyler yapmak beni çok mutlu ediyor; diyince Anna’da bende seninle tanıştıgıma çok seviniyorum. sen çok iyi bir arkadaşsın diye cevap verdi. Bu cevaba Cem biraz üzülmüştü. Anna ile arkadaş değil sevgili olmak istiyordu. Ama bunu ona açıklayacak cesareti yoktu. Cemdeki burukluğu Anna hissedince; Ne oldu Cem? Neden durakladın? Sorun nedir? Diye sordu fakat Cem hiç birşey diyemedi. Biraz başım ağrıdı yanıtını vermeyi uygun buldu. Belki de çok sevindim başağrısı ondandır dedi Cem. Ne de saçma bir cevap vermişti. Kendine kızdı ama artık ağzından çıkmıştı bu saçma yanıt.

Anna ilk defa sevinçten başı ağrıyan birini gördüm; diye esprili bir yanıt verince konu kendiliğinden kapanmış oldu. Ertesi gün Cumartesi oldugu için Cem Anna’ya birlikte sinemaya gitmeyi teklif etti. Anna’da hemen kabul edip çok sevindiğini söyledi. Cem için sinemaya gitmek bulunmaz bir fırsattı. Belki karanlıkta filmin en heyecanlı kısmında Anna’nın elini tutabilirdi. Böylece Anna’ya olan duygularını ona hissettirme fırsatını yakalamış olurdu. Heyecanla internete girip duygusal bir film aramaya başladı. Ve tamda aradığını Kadıköy Süreyya Sinemasında oynayan bir filmde buldu.

AŞKIN GÖZYAŞLARI

Filmin adı Aşkın Gözyaşlarıydı hem aşk hemde gözyaşı; Of dedi süper bir film olmalı hemde duygusal, yaşadım şans bana gülüyor dedi Cem içinden. Saat 17:00 matinesine gitmeye karar verdiler. Bunun için film başlamadan 2 saat önce evden çıkıp yola koyuldular. Ne de olsa İstanbulu’da gezeceklerdi. Cem Anna’yı vapura bindirdi. Vapurda birlikte martılara simit atıp çaylarını yudumladılar. Anna çok mutluydu ikisinin paylaştığı şeyler gün geçtikçe çoğalıyordu. Paylaşımlarının çoğalması onları daha çok birbirlerine yaklaştırıyordu. Sinemaya geldiklerinde hemen biletlerini alıp kantine gittiler. Cem kantinden mısır ve kola almıştı. Sinema salonuna girip yerlerini bulduktan sonra mısırlarını açtılar ve film başladı. Heyecanla izlemeye koyuldular ama Cem’in aklı başka yerdeydi.

KIZIN ELİNİ TUTMA PLANLARI VE SONRA MUTLU SON

Acaba ne zaman Anna’nın elini tutsam diye düşüne dururken film bitti. Fakat Cem hala Anna’nın elini tutamamıştı of dedi kendi kendine iç geçirdi. Ne kadar da pısırık biriyim diye düşündü. Eve dönmek üzere yola çıktıklarında ; Cem cesaretini toplayıp Anna’ya okulda kalmasını istemediğini ; en azından gelir seviyesi yükselene kadar onda kalmasını teklif etti. Anna biraz düşündükten sonra bu teklifi geri çevirmek mantıksız olurdu dedi. O zaman Cem farkında olmadan Anna’nın elini tutuverdi. Anna’da elini geri çekmemişti. Böylece aralarında yakınlık başlamış oldu. Eve vardıklarında Cem Anna’ya onu sevdiğini söyleyiverdi.

Anna ne cevap vereceğini şaşırmıştı. Çok hızlı gelişiyor olaylar lütfen bana biraz izin ver kendimi tartmalıyım dedi. Bunun üzerine Cem de tabi ki dedi ben bile bunu nasıl söylediğime inanamıyorum. Aslında sinemada elini tutmayı düşünüyordum. Ama hiç cesaret edemedim. Şimdi ise söylediğim şey! dedi ve yanakları kızardı. Anna Cem’de ki saflıgı hissetmişti. Onun kötü niyetli biri olmadığını anlıyordu. Ama Yine de tam olarak güvenemiyordu. Fakat o an hislerine güvendi ve öpüşmeye başladılar. Artık aralarında sınır kalmamıştı. Bunun üzerine Cem sabah olunca Anna’ya; Evde oturmasını sadece çeviri işi yapmasını artık hademelik yapmasını istemediğini söyledi. Ve belki biraz hızlı olacak ama Zaten çok zaman kaybettim. Bundan sonra zaman kaybetmeye tahammülüm yok. Benimle evlenirmisin diyiverdi. Anna da bu teklif karşısında çok şaşırdığı halde; hemen evet evlenirim diyince ikiside birbirlerine sarılıp çok mutlu oldular.

İŞ TEKLİFİ – PARALAR GELİYOR

Cem okula gitmek için evden çıkacakken; Anna onu uğurlamak için kapıya geldiğinde tüh keşke okula gitmek zorunda olmasaydım. Akşama kadar sensiz ne yapacağım ben dedi Cem. Böylece Cem evden çıkıp okula gitti ve akşam eve döndüğünde; Evlilik planları yapmaya evi nasıl döşeyeceklerini ; neler almaları gerektiğini, kimleri davet edecekleri, gibi konuları konuşmaya başlamışlardı bile. O arada konusurken Cem’in telefonu çaldı ve arayan tercüme bürosundan Handan Hanımdı. Cem’e 1500 sayfalık büyük bir rusça çeviri oldugunu ; bunu ne zaman teslim edebileceklerini, sorunca! Cem Anna ile görüşüp sizi arayacağım yanıtını verdi.

Telefonu kapattıktan sonra, Anna’ya iş teklifinden bahsedince, evlilikte keramet vardır derlerdi. İnanmazdım daha evlenmeden şu gelen iş teklifine bak yahu dedi. Cem Anna ise iş teklifine çok şaşırdı. 1500 sayfa çeviri çok zor ve zahmetli bir işti, ama işte kaçırılmamalıydı. Günde 30 sayfa çevirsem 50 günde teslim ederim, 2 ay süre isteyelim dedi. 10 günde opsiyonu olur, tamam dedi Cem. Handan hanımı arayıp 60 günde teslim edeceklerini ; ve ilk 300 sayfanın ödemesini, peşin istediklerini söyleyince ; Handan Hanım “Yarın sabah ödemeniz hesabınıza havale yapılacak buraya gelmenize gerek yok. Bana hesap bilgilerinizi göndermeniz yeterlidir.” diye cevap verdi.

Eğer bu roman sizi sıktıysa o zaman farklı bir romana buradan gidebilirsiniz.Veya komik maymunları izlemek isterseniz o zaman buradan buyrun.

Bu hikayede yazılanlar; kopyalanıp başka sitelerde yayınlanamaz. Telif yasaları gereğince kopyalayıp yayınlayanlar hakkında suç duyurusunda bulunulacaktır.

admin hakkında 142 makale
Merhaba, Ben Fatih Arkan,bloğuma hoşgeldiniz. Kendimi kısaca tanıtayım. 1972 İstanbul doğumluyum. Evli ve 3 çocuk babasıyım. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunuyum. Adım ve soyadım olan fatiharkan.com isimli web sitesinde olabildiğince faydalı ve güncel haberleri yayınlamaya çaba gösteriyorum. İlginize teşekkür ederim.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*