Ingilizce Öğren – Ders 1 : Gramer yani Zamanlar

ingilizce eğitimi tensleri öğreniyoruz
ingilizce dersi giriş temel ders gramer öğren

İngilizce Öğren Ders 1 : öğrenmek için önce gramer bilgisine daha sonra okuma bilgisine sonra dinleme daha sonra yazma ve en son konuşma becerisine sahip olmalıyız. Bunun için önce gramer öğrenmekle işe başlayacağız.

GRAMER ÖĞRENİYORUZ – INGILIZCE OGREN

Buna ingilizcede tensler denmektedir. Zamanlar konusu türkçede bildiğimiz geçmiş zaman,şimdiki zaman,gelecek zaman ve geniş zamanı  ingilizce olarak öğreneceğiz.

ÖNCE TÜRKÇE ZAMANLARI HATIRLAYALIM

Öncelikle Türkçede ki zamanlara değineyim : Bir cümlede zamanı anlamak için fiile bakarız. Bir hareket bir iş bir oluş bildiren kelimelere fiil veya diğer ismi eylem denir. Uçmak,koşmak,tutmak,yemek,yürümek vb bunların hepsi fiildir. Çünkü hepsinde bir hareket vardır. Fiiller zamanları belli eder nasıl mı? Mesela uçmak fiilini ele alalım bu fiili kendimize göre zaman olarak çekelim.

Ben Uçtum : Geçmiş zaman

Uçarım : Geniş Zaman

Uçuyorum : Şimdiki Zaman

Uçacağım : Gelecek Zaman

Bu üstte yazan 4 zamanın haricinde türkçede olan farklı zamanlarda var nedir bunlar:

Uçmuş : Mişli geçmiş zaman  

Uçmuştum : Mişli geçmiş zamanın hikayesi – öğrenilen veya duyulan geçmiş zamanın hikayesi

Uçardım : Geniş zamanın hikayesi

Uçuyordum : Şimdiki zamanın hikayesi

Ucacaktım : Gelecek zamanın hikayesi

Uçtuydum : Di’li geçmiş zamanın hikayesi veya görülen geçmiş zamanın hikayesi de denir.

Uçaydı : İstek kipinin hikayesi

Uçsaydı : Şart kipinin hikayesi

Uçmalıydı : Gereklilik kipinin hikayesi

Uçmuşmuş : Miş’li geçmiş zamanın rivayeti – Öğrenilen ve Duyulan geçmiş zamanın rivayeti

Uçuyormuş : Şimdiki zamanın rivayeti

Uçacakmış : Gelecek zamanın rivayeti

Uçaymış : İstek kipinin rivayeti

Uçsaymış : Şart kipinin rivayeti

Uçmalıymış : Gereklilik kipinin rivayeti

Uçuyorsa : Şimdiki zamanın şartı

Uçacaksa : Gelecek zamanın şartı

Uçtuysa : Geçmiş zamanın şartı

Uçmuşsa : Miş’li geçmiş zamanın şartı

Uçarsa : Geniş zamanın şartı

Uçmalıysa : Gereklilik kipinin şartı

İngilizce de kalıplaşmış 2 zaman vardır geçmiş ve şimdiki zaman. Past tense (geçmiş zaman) ve Present Tense (şimdiki zaman). Gelecek zamanı will – going to gibi kalıplarla bildirirler.Türkçede oldugu gibi fiil ile bildirmezler. Tomorrow yarın demektir gelecek zamanı belirtmeye yeter.Ingilizce öğren konusuna devam edelim.

PAST TENCE : GEÇMİŞ ZAMAN

Past ifadesi oldugunda olayın geçmiş zamanda geçtiğini anlıyoruz.

Past Simple (Di’li Geçmiş Zaman): I walked (yürüdüm)

Past Continuous (Şimdiki Zamanın Hikayesi): I was walking (yürüyordum)

Past Perfect (Miş’li Geçmiş Zamanın Hikayesi): I had walked (yürümüştüm)

Past Perfect Continuous (Geniş Zamanın Hikayesi): I had been walking (yürürdüm)

Bu tensde eylem geçmişte başlamıştır geçmişte devam eder ve geçmişte biter.Geçmişte yapılanları anlatır.Geçmişteki geniş zamandır.Oynardım-koşardım-giderdim vb.

PRESENT TENCE : ŞİMDİKİ ZAMAN

Present ifadesi oldugunda olayın şimdiki zamanda geçmekte oldugunu anlıyoruz.

Present Simple (Geniş Zaman): I walk (yürürüm)

Present Continuous  (Şimdiki Zaman): I am walkinging (yürüyorum)

Present Perfect (Çok Yakın Geçmiş Zaman): I have walked (yürüdüm)

Present Perfect Continuous  (Şimdiki Zamanın Hikayesi): I have been walking (yürüyordum)

PPC Present Perfect Continuous ile Present Perfect aynıdır yani her ikisi de çok yakın zamanda yakın geçmişte az önce veya 1 saat önce gerçekleşmiştir ve etkisi halen devam etmektedir.

Ingilizce Öğren : Present Perfect Continuous Tence Örnekleri:

I’ve been living in Trabzon for ten years. “On yıldır Trabzon’da yaşamaktayım”

It’s been raining for months. “Aylardır yağmur yağıyor”

The baby has been crying for 2 days. “Bebek 2 gündür ağlıyor”

SIMPLE FUTURE TENCE : GELECEK ZAMAN

Olayın gelecek zamanda geçtiğini anlarız.Özneden sonra will eklenirse gelecek zamandan bahsedilir. “I will call you later – seni sonra arayacağım.”  ” My father will take care of my dog – babam köpeğime göz kulak olacak” 

Olumsuz hali ise won’t olarak yazılır.

“I won’t help him next time – gelecek sefer ona yardım etmeyeceğim.”

“Donald won’t go to the cinema – Donald sinemaya gitmeyecek”

“Don’t worry. I’ll lend him money – merak etme ona borç para vereceğim.”

BE GOING TO – YAKIN GELECEK ZAMAN (KESİN OLACAK NET)

Kesin yapacağın şeylerde kullanılır.

“I’m going to play basketball this afternoon – Bu hafta sonu basketbol oynayacağım”

“I am going to stay with Sarah – Sarah ile kalacağım”

“I am going to sleep for one hours – 1 saat uyuyacağım”

“My mother isn’t going to buy a new bike – annem yeni bir bisiklet almayacak”

“I am not going to eat dinner – akşam yemeği yemeyeceğim”

BE GOING TO – GEÇMİŞ ZAMAN (PAST – YAPACAKTIM)

I was going to watch tv yesterday evening – Dün akşam televizyon izleyecektim.

We were going to buy a new tv last month – Biz geçen hafta yeni bir televizyon alacaktık.

E-Kitap : Tonguç’un Hikayesi :

admin hakkında 142 makale
Merhaba, Ben Fatih Arkan,bloğuma hoşgeldiniz. Kendimi kısaca tanıtayım. 1972 İstanbul doğumluyum. Evli ve 3 çocuk babasıyım. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunuyum. Adım ve soyadım olan fatiharkan.com isimli web sitesinde olabildiğince faydalı ve güncel haberleri yayınlamaya çaba gösteriyorum. İlginize teşekkür ederim.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*